49,3810$%0,02
55,3650€%0,10
65,5991£%0,16
6.609,93%0,05
10.797,00%0,11
%
Anahtar Parti İl Başkanı Murat Üzümcü, Türkiye’nin Gümrük Birliği’ne taraf olmasına rağmen AB’nin ortak ticaret politikasının belirlendiği karar mekanizmalarında yer almadığını, bunun da Türkiye’yi “kural koyucu değil, kural ithal eden” bir ülke konumuna ittiğini ifade ederek, “Bu asimetri, uzun yıllardır Türkiye’nin rekabet gücünü ve pazarlık kapasitesini aşındırıyor. Üçüncü ülkelerle yapılan AB Serbest Ticaret Anlaşmaları (STA) Türkiye’ye ticaret saptırıcı etki olarak dönüyor. Türkiye, eş zamanlı taraf olamadığı anlaşmalar nedeniyle hem pazar kaybediyor hem de rekabet dezavantajı yaşıyor” dedi.
Üzümcü, Gümrük Birliği’nin dar kapsamının (sanayi ürünleri ve sınırlı işlenmiş tarım ürünleri) günümüz ekonomisinde yetersiz kaldığını; hizmetler, tarım, kamu alımları, dijital ekonomi gibi alanların dışarıda bırakılmasının Türkiye’nin yüksek katma değer üretme potansiyelini sınırladığını söyleyerek, “Dünya değişti; hizmetler ve dijital ekonomi ticaretin ağırlık merkezine yerleşti. Türkiye bu gelişmelerden katma değer üretemiyor. Güncellenmeyen yapı, teknoloji transferi, verimlilik artışı, ölçek ekonomileri gibi uzun dönemli kazanımların önünde engeldir” diye konuştu.

Anahtar Parti İl Başkanı Üzümcü, AB ile ticaretin yıllar içinde büyüdüğünü; ancak dış ticaret avantajının zayıfladığını vurgulayarak şöyle konuştu:
“Türkiye’nin AB’ye ihracatı ve ithalatı artıyor; toplam hacim genişliyor. Buna rağmen ihracatın ithalatı karşılama oranı geriliyor; denge Türkiye aleyhine aşınıyor. Mevcut haliyle Gümrük Birliği süreci Türkiye’nin lehine işlemiyor; mutlaka gözden geçirilmelidir.
Mal serbestisi sağlanırken emek ve hizmet hareketliliğinin dışlanması, özellikle vize uygulamaları ve hizmet sunum kısıtları yoluyla firmalara zaman ve maliyet bindiriyor. Gümrük Birliği’nin bütünleşme mantığıyla çelişen bu tablo, lojistik maliyetlerini büyütüyor; iş yapma kapasitesini zayıflatıyor. Bu yaklaşım sürdürülemez.
AB’nin karbon düzenlemeleri ve yeşil dönüşüm standartları Türk firmalarına ilave maliyetler getiriyor; bunun dengelenmesi için geçiş süreleri, ortak finansman ve teknoloji transferi mekanizmalarının birlikte tasarlanması gerekiyor. Karbon düzenlemeleri Gümrük Birliği çerçevesinde birlikte müzakere edilmelidir.
Brexit ve Rusya–Ukrayna savaşı sonrası AB’nin güvenlik eksenli bir sıkışma yaşıyor; bu tabloda Avrupa’nın Türkiye’ye olan ihtiyacını artırıyor. AB, güvenlik gündemiyle yeniden çözüm yolları arıyor. Türkiye bu durumu fırsata çevirmeli; Gümrük Birliği güncellemesini ve müzakere başlıklarının yeniden açılmasını daha güçlü bir diplomasiyle gündeme taşımalıdır”
İl Başkanı Üzümcü, Anahtar Parti’nin yaklaşımını şu başlıklarla özetledi:
1. Asimetrik yönetişimin giderilmesi: Türkiye’nin AB ticaret politikası süreçlerine kurumsal ve bağlayıcı dahil edilmesi.
2. STA asimetrisinin bitirilmesi: AB’nin STA’larına Türkiye’nin otomatik/eş zamanlı taraf olmasını sağlayacak hukuki düzenleme veya dengeleyici araçlar.
3. Kapsam güncellemesi: Hizmetler, tarım, kamu alımları, dijital ticaretin Gümrük Birliği’ne dahil edilmesi.
4. Dinamik kazanımlar: Teknoloji transferi, verimlilik, ölçek ekonomisi ve katma değer artışını önceleyen entegrasyon.
5. Emek ve hizmet hareketliliği: Vize serbestisi ve profesyonel dolaşımın ekonomik entegrasyonun tamamlayıcısı olarak ele alınması.
6. Siyasileştirmeyi azaltma: Teknik-ekonomik zemine dönüş, entegrasyonun siyasi başlıklardan kurumsal ayrıştırılması.
7. Yeşil dönüşümde adil yük paylaşımı: Geçiş süreleri + ortak finansman + teknoloji transferi.
8. Yatırım öngörülebilirliği: Uyuşmazlık çözümü/tahkim ve hukuki öngörülebilirliğin güçlendirilmesi.
Üzümcü, “Türkiye’de adalet, ekonomi ve siyasetin işleyişinin bozulmasının, AB sürecindeki blokajların ana gerekçeleriyle de kesiştiğini” yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“Toplumu arkasına almayan hiçbir hükümet politikası başarılı olamaz. Biz, müzakere süreçleri beklenmeden üyelik kriterlerinin sağlanmasına yönelik adımları hayata geçirecek; AB standartlarına erişimi hedefleyen politikaları uygulayacağız. Anahtar Parti olarak kararımız net: “Hizmette rekabet, dengeleme siyasetine evet”
ANAHTAR PARTİ’DE HEDEF “100 BİN KADIN ÜYE”
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.