48,4299$%-0,01
56,3646€%0,23
65,6169£%0,26
6.864,26%-0,50
11.182,00%-1,67
%
Murat Üzümcü, özel kesim tasarruflarındaki yetersizlik, kamu maliyesindeki disiplinsizlik, ithalata bağımlı üretim yapısı ve yüksek bütçe açıklarının birleşerek Türkiye’yi çok katmanlı bir borç ve risk sarmalına sürüklediğini ifade etti.
Anahtar Parti İl Başkanı Murat Üzümcü, bugün gelinen noktada sadece kamu maliyesinin değil; hane halkının geçim kapasitesinin, reel sektörün üretim ve yatırım gücünün, bankacılık sisteminin aktif kalitesinin ve ülkenin dış finansmana erişim kabiliyetinin aynı anda baskı altında olduğunu söyledi.

Türkiye’nin mali alanının daraldığını belirten Murat Üzümcü özellikle 2026 yılında küresel likidite koşullarında yaşanabilecek yeni bir şok karşısında ekonominin son derece savunmasız bırakıldığını vurguladı.
Türkiye’nin halen yatırım yapılabilir seviyenin altında, spekülatif kategoride yer aldığını hatırlatan Murat Üzümcü, 300 baz puanın üzerine çıkan CDS priminin ülkeye yönelik risk algısının ağırlaştığını gösterdiğini kaydetti. Üzümcü, bu bozulmanın sadece dış finansman maliyetini artırmadığını; aynı zamanda kamunun, bankaların ve özel sektörün borçlanma koşullarını da zorlaştırdığını belirtti.
Dış borç cephesindeki görünümün daha da dikkatle ele alınması gerektiğini söyleyen Üzümcü, dış borç stokunun yüksek seviyesini koruduğunu, kısa vadeli dış borç oranının yeniden yükselişe geçtiğini ve vadeye kalan toplam borç yükünün rezervler üzerinde ciddi baskı yarattığını ifade etti.
Dış borç stokunun ihracata ve milli gelire oranında görülen kısmi gerilemenin tek başına yapısal bir iyileşme anlamına gelmediğini belirten Murat Üzümcü, bu düşüşün önemli ölçüde payda etkisinden, yani ihracat ve nominal milli gelir artışlarından kaynaklanabileceğini; bunun da kalıcı güçlenme olarak sunulamayacağını vurguladı.
Rezervlerde yaşanan çözülmeye de dikkat çeken Üzümcü, Merkez Bankası rezervlerindeki düşüşün ve altın satışlarıyla swap işlemlerinin, ekonomi yönetiminin kur baskısını ve dış yükümlülükleri yönetmekte giderek daha kırılgan araçlara başvurduğunu gösterdiğini belirtti.
Rezervlerin niteliği ve kısa vadeli borçları karşılama kapasitesinin, brüt rezerv rakamlarından daha önemli olduğunun altını çizen Murat Üzümcü şöyle konuştu:
Hane halkı borçluluğunda yaşanan bozulma sosyal ve ekonomik açıdan alarm verici boyuta ulaşmış durumda. Borçlanma, konut gibi teminatlı ve görece uzun vadeli alanlardan uzaklaşarak kredi kartı, kredili mevduat hesabı ve ihtiyaç kredileri gibi kısa vadeli ve yüksek maliyetli kanallara yönelmiş durumda.

Vatandaş artık geleceğini finanse etmek için değil, günlük yaşamını sürdürebilmek için borçlanıyor. Kredi kartı ve KMH kullanımındaki sert artış, geçim sıkışmasının en net göstergelerinden biridir. Bu süreç, aile yapısını, toplumsal dayanışmayı ve sosyal huzuru da aşındırıyor. Bankacılık sektöründe kredi hacmi büyürken takipteki alacaklar da yükseliyor. Özellikle bireysel tarafta kredi kartları ve ihtiyaç kredilerinde, ticari tarafta ise bazı sektörlerde risk yoğunlaşmasının artmış durumda”
Bankaların kısa süre öncesine kadar likidite fazlasını Merkez Bankası’nda değerlendirirken son dönemde yeniden TCMB’den fonlama ihtiyacı duymasının piyasadaki likidite sıkışıklığının açık göstergesi olduğunu sözlerine ekleyen Anahtar Parti İl Başkanı Murat Üzümcü, “ Reel sektör kur ve borç baskısı altında tarihsel olarak en hassas dönemlerinden birini yaşıyor. Finansal kesim dışındaki firmaların net döviz pozisyon açığı kritik seviyelere ulaşmış durumda. Özel sektör kur riskini azaltmak yerine borçla ayakta kalmaya çalışıyor. Kamunun yüksek finansman ihtiyacı ile özel sektörün döviz ve kredi talebinin çakıştığı bu ortamda, dışlama etkisi daha da güçlenecektir ve özellikle KOBİ’lerin finansmana erişimi zorlaşacaktır” dedi.
Kamu maliyesinde faiz sarmalının giderek belirginleştiğini, bütçede faiz giderlerinin sert artış gösterdiğini, vergi gelirlerinin artan bölümünün kamusal hizmetlere değil borç faizine yöneldiğini ifade eden Üzümcü, bütçe dışı yükümlülükler ve şeffaf olmayan risk alanlarının yatırımcı güvenini daha da aşındırdığını, bunun da ülke risk primini beslediğini vurguladı.
Kur ve faiz riskinin bir arada ağırlaştığını, dış borç stokunun yüksek döviz kompozisyonu nedeniyle kur artışlarının borç yükünü hızla büyüttüğünü, kamu borçlanmasındaki yüksek faiz maliyetinin ise sürdürülebilirlik sorununu derinleştirdiğini, bu tablonun sadece teknik bir maliye meselesi değil; üretim, yatırım, istihdam ve fiyat istikrarı üzerinde doğrudan etkisi olan çok boyutlu bir yönetim krizi olduğunu söyleyen Murat Üzümcü, yaptığı açıklamada çözüm önerilerini şöyle sıraladı:
Öncelikle dış borç yönetiminde vade uzatımını esas alan, kur riskini azaltan ve TL cinsi finansmanı güçlendiren bir stratejiye geçilmesi gerekiyor. Rezervler yalnızca büyüklüğüyle değil kısa vadeli dış yükümlülükleri karşılama kapasitesiyle değerlendirilmeli, yüksek katma değerli ve döviz kazandırıcı sektörlerin seçici biçimde desteklenmesi zorunludur.
Kamu-Özel İşbirliği projelerindeki döviz garantili yükler gözden geçirilmeli, bütçe dışı risklerin bütçe içine alınarak şeffaf biçimde raporlanmalı, verimsiz alanlara yönelen kaynaklar üretken sanayi yatırımlarına kaydırılmalı ve ani likidite şoklarına karşı reel sektörü koruyacak mekanizmalar hazırlanmalı.
Sürdürülebilir finansman araçları devreye alınmalı, kayıt dışılıkla mücadelede geçici uygulamalar yerine kalıcı mali disiplin sağlayacak düzenlemelere yönelinmelidir”
Üzümcü, ekonomik krizin temelinde yalnızca rakamsal bozulmaların değil, güven ve yönetim kapasitesi kaybının da bulunduğunu vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı:
“Türkiye’nin ihtiyacı; günü kurtarmaya dönük pansuman tedbirler değil, güven veren, şeffaf, üretim odaklı ve kurumsal kapasitesi güçlü bir ekonomi yönetimidir. Borçla büyüyen, faizle dönen, rezerv satarak ayakta kalmaya çalışan bu düzen sürdürülemez. Türkiye ekonomisinin yeniden nefes alabilmesi için mali disiplinin, kurumsal güvenin, üretim odaklı kalkınmanın ve siyasi istikrarın birlikte yeniden tesis edilmesi şarttır”
DEPREMZEDELERİN SESİ OLDU
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.